Bir dil bilgisi kategorisi olarak dilsel zaman, konuşma zamanı (speech time), olay zamanı (event time) ve referans zamanı (reference time) arasındaki ilişkilerle şekillenir (Reichenbach, 2005, s. 71). Bu, olayın zaman ekseninde dil bilgiselleşmesini de ifade eder. Bahsi geçen olgular arasında referans zamanı, çoğunlukla konuşma zamanı olur ancak bazen bağlam çerçevesinde kurgulanmış konuşma anından farklı başka bir zaman noktası da belirlenebilir. Referans zamanın çeşitlenmesi, zaman oluşumlarının sayısını da artırır. Yalnızca konuşma zamanı ile olay zamanı arasındaki ilişkilere bağlı olarak geçmiş, şimdiki ve gelecek olmak üzere üç zamandan bahsedilir. Olay zamanı, konuşma zamanından önce ise geçmiş zaman; olay zamanı ile konuşma zamanı örtüşüyorsa şimdiki zaman; olay zamanı, konuşma zamanından sonra ise gelecek zaman söz konusu olur (geniş bilgi için bk. Comrie, 1985, s. 7-55; Akşehirli, 2010, s. 21-22).
Gelecek zaman kavramı, felsefede ve dil biliminde çeşitli bakış açılarıyla değerlendirilmiştir. Zamanı ontolojik olarak sorgulayan Augustine, geçmişin artık var olmadığını ve geleceğin henüz ortaya çıkmadığını vurgulayıp belki de gerçekten var olan tek zamanın şimdiki zaman olduğunu ifade eder (Weinert, 2005, s. 148). Gelecek zamana yönelik bu felsefî yaklaşım, dil bilimine de yansır. Öyle ki M. Enç, L. Johanson ve N. E. Uzun gibi araştırmacılara göre (Türkiye Türkçesinde -(y)AcAK eki bağlamında) kesin gelecek zaman ekleri, zaman işlevini ancak kiplik anlamlarla birlikte ikincil olarak karşılar (geniş bilgi için bk. Aslan Demir, 2008, s. 43-46; Usta, 2013, s. 89-91). Diğer yandan gelecek zamanın insan zihninde ve sosyal hayatta kavramsal olarak bulunduğu ve bu kavramın dilde işaretlendiği de düşünülür. Söz gelişi Declerck, konuşurun herhangi bir tahminini, öngörüsünü, beklentisini vb. öncelemeksizin sadece olayı gelecek zamanda bildirebileceğini vurgular (2006, s. 103). Araştırmacılar, ortaya çıkacak kesin olaylar ile olası olayların farklı gramatikal işaretleyicilerle karşılandığını belirtir (Chung ve Timberlake, 1985, s. 243). Bybee vd., bu semantik alt kategorileri kesin gelecek (future certainty) ve olası gelecek (future possibility) olarak adlandırır. Konuşurun kesin gelecek ile olayın ortaya çıkacağına dair kati bir inancını; olası gelecek ile olayın gerçeklemesi konusunda şüphe duyduğunu kaydeder (1994, s. 248). Nitekim gelecek zamanla ilgili bu kategorilendirme, Türk dili incelemelerinin terminolojisinde de görülür ve gelecek zaman, “gelecek, kesin gelecek, kategorik belirli gelecek vb.” ve “geniş, belirsiz, kesin olmayan, şüpheli, tahminî, bitmeyen şimdiki zaman vb.” nüanslarla ikiye ayrılır[1] . Esasında bu semantik nüanslar, olayların gelecek zamanda gerçekleşme potansiyellerine ve özelliklerine vurgu yapar. Bu çalışmada ele alınan konu için ayırt edici olması amacıyla birincisi için kesin gelecek zaman, ikincisi için belirsiz gelecek zaman terimleri kullanılmıştır. Kesin gelecek zaman, konuşurun olayın gelecekte gerçekleşeceğine olan kesin inancını bildirir ve genellikle belirli bir zaman dilimine işaret eder. Kesin gelecek zamanda olayın ortaya çıkacağına yüksek derecede inanma; olayın gerçekleşeceğinden emin olma; olayı kurgulama, tasarlama; olaya güçlü bir şekilde niyet etme, karar verme; tehdit; emir vb. ayrıntılar söz konusu olur. Belirsiz gelecek zaman ise olay için kesin ve belirli bir zaman sunmaz. Bu; belirsizlik, genellik, ihtimal, tahmin gibi ayrıntılarla ifadesini bulan bir gelecek zaman türüdür.[2]
Tarihî ve çağdaş Türk dili alanlarında kesin gelecek zaman ile belirsiz gelecek zaman’ı göstermek için baştan beri farklı ekler kullanılmıştır. Söz gelişi daha Orhon Türkçesinde -sIK eki ile kesin gelecek zaman, -Ar ~ -Xr ~ -r ~ -yUr eki ile belirsiz gelecek zaman bildirilmiştir. Örnekler: birye çogay yış tögültün yazı konayin tiser türük bodun ölsikig (KT G 6-7) (Tekin, 2003, s. 185) ‘Güneyde Çogay dağları ve Tögültün ovasına konayım de(r)sen Türk milleti (mutlaka) öleceksin.’ ol yerimin subumın ḳonar köçer ben (Tar. B 4) (Tekin, 2003, s. 185) ‘O yerim (topraklarım) ve sularım ile (boyunca) konar göçerim (her zaman konup göçerim, yine konacağım göçeceğim).’İki zamanı, ölçünlü Türkiye Türkçesinde ise genellikle -(y)AcAK ve -Ar ~ -Xr ~ -r ekleri[3] temsil eder: Yarım saat sonra maçın ikinci yarısına başlayacağız. Kim bilir buraya bir market açar.
-Ar ~ -(y)(X)r Ekiyle İlgili Gelişmeler ve Bocnurd Ağzı[4]
Türk dili alanlarında -Ar ~ -(y)(X)r eki, genellikle belirsiz gelecek zaman (geniş zaman) ve şimdiki zaman için kullanılagelir. Ekin belirsiz gelecek zaman işlevi, bütün tarihî dönemlerde görülür ve çağdaş lehçelerde de sürdürülür. -Ar ~ -(y)(X)r eki, şimdiki zaman işleviyle ise belirli tarihî dönemlerde ve bugün bazı lehçelerde/ağızlarda yer alır. Ekin şimdiki zamanda yani konuşma zamanında gerçekleşen olayların anlatımında kullanılması, Eski Türkçe metinlerinde yaygındır. Fakat Eski Türkçeden sonraki tarihî lehçelerde, ekin şimdiki zaman için kullanılışı azalmıştır. Şimdiki zaman için özellikle Orta Türkçe lehçelerinde yeni unsurlar gelişmiştir. Bunlar daha çok -A veya -(X)p zarf-fiil ekli ana fiillere bağlanan tur-, yorı-, yat- ve otır- ~ oltır- ~ olur- gibi yardımcı fiillerin geniş zaman ekli biçimleriyle oluşturulur (bk. Demir, 1996). Şimdiki zaman için çağdaş Türk dili alanlarında ise çoğunlukla bunlara dayanan yapılar ya da yenilenmiş başka unsurlar (-mAKtA, -(U)(U)WdA, -(I)wçAn, vd.) kullanılır. -Ar ~ -(y)(X)r, şimdiki zaman eki olarak bugün Yakutça, Makedonya’daki kimi Türk ağızları, Kıbrıs ağzı ve Konya yerli ağzı gibi sınırlı yerlerde devam eder. Örneğin Konya yerli ağzında: görüŋ mü nassı ġubarır? ‘Görüyor musun nasıl (da) büyükleniyor?’ (bk. Doğan, 2018).
-Ar ~ -(y)(X)r eki, tarihî Türk dili alanlarında belirsiz gelecek zaman ve şimdiki zaman yanında ayrıca yer yer kesin gelecek zamanı bildirmek için de kullanılır. Aşağıdaki cümlelerde -Ar ~ -(y)(X)r ekli kesin gelecek zaman; Eski Uygur Türkçesinde olaya karar verme, Karahanlı ve Harezm Türkçelerinde olaydan emin olma, Eski Oğuz Türkçesinde olayı kurgulama, Çağatay Türkçesinde olaya inanma ve olayı kurgulama anlamlarının üretilmesini sağlamıştır. Eski Uygur Türkçesinde: ötrü tegin başın töŋitip ıġlayu yėrde yatıp yoḳḳaru turġalı aş aşlaġalı unamadı. ıta tep tedi. yarlıġ bolmaz erser bu yėrde yoḳḳaru turmaz men, aşanmaz men, ölgey mėn tėp tėdi (Hamilton, 2011, s. 20) ‘O zaman, prens başını eğip ağlayarak yerde (yere) yatıp (ne) ayağa kalkmak için (ne de) yemek yemek için razı oldu. Ne yazık, dedi. Eğer kral buyruğu (izni) olmazsa buradan kalkmayacağım, yemek yemeyeceğim ve öleceğim, dedi.’ Karahanlı Türkçesinde: sen mü küçer sen kişilerni bolġıçaḳa tėgi anlar kėrtgünügliler (Güner, 2021, s. 426) ‘Sen mi zorlayacaksın insanları iman edinceye kadar?’ Harezm Türkçesinde: ḳoyġa barur men tiyür sen, yipni taḳı bıçaḳnı ne ḳılur sen (Eckmann, 2003b, s. 31) ‘Koyuna gidiyorum diyorsun, ipi ve bıçağı ne yapacaksın?’Eski Oğuz Türkçesinde: yad ḳızı halalum var, andan menüm iki oğlançuğum var, amanatum var ısmarlaram anlara, andan soŋra menüm canum alasın didi (Ergin, 1997, s. 182) ‘Yad kızı helalim var, ondan benim iki yavrucağım var, emanetim var ısmarlayacağım (emanet edeceğim) onlara, ondan sonra benim canımı alasın dedi.’ Çağatay Türkçesinde: barmaḳ kėrek, sizni pādşāh köterürler (Eckmann, 2003a, s. 120) ‘Gitmek gerek (gitmeliyiz), sizi padişah yapacaklar.’ dėr raḳīb: yararam Gedā yürekin (Eckmann, 2003a, s. 120) ‘Rakip söyler: yaracağım Gedayi’nin yüreğini.’
Şu hâlde -Ar ~ -(y)(X)r eki, tarihî Türk dili alanlarında belirsiz gelecek zaman, şimdiki zaman ve kesin gelecek zaman işleviyle kullanılmıştır. Başka bir deyişle -Ar ~ -(y)(X)r ekinin hem konuşma zamanıyla denkleşen hem de konuşma zamanından sonraki zaman dilimini sunabilme potansiyeli, onun dilsel zaman işaretleme çeşitliliğini de (belirsiz gelecek zaman/geniş, şimdi, gelecek, vd.) belirlemiştir. Bu durum aslında -Ar ~ -(y)(X)r ekinin görünüş sisteminde sınırlar arası bakış (intraterminality) açısını yansıtmasıyla ilgilidir. Sınırlar arası bakış, eylemin sınırları arasındaki bir noktaya yönelen bakışı anlatır. Olayı, başlangıç sınırından sonra, bitiş sınırından önceki süreği ile gösterir. Sınırlar arasılıkta görüş alanının darlığı veya genişliği, yani odaksıllık dereceleri farklı olabilmektedir. Johanson (2000, s. 85-87); dar, geniş ve açık olmak üzere üç tür bakış açısı tanımlamıştır. Dar bakış açısında tek seferlik bir olay gözlemlenir (odaksıl şimdiki zaman). Geniş bakış açısında uzun bir zaman dilimine yayılmış tek ya da çok zamanlı olaylar söz konusudur. Açık bakış açısında tek veya çok zamanlı bir olay prensipte vardır ama konuşma anında ortaya çıkmak zorunda değildir (belirsiz gelecek zaman/geniş zaman). Burada tarihî Türk dili alanlarında -Ar ~ -(y)(X)r ekinin belirsiz gelecek zaman/geniş ve şimdiki zaman işlevlerinin daha yaygın olduğu hatırlanmalıdır. Kesin gelecek zaman işlevli örnekleri ise seyrektir. Dönemlere ve lehçe alanlarına göre değişmekle birlikte kesin gelecek zaman için ayrıca -DAçI, -çI, -GU, -GA(y) ~ -(y)A, -(y)AsI gibi ekler kullanılmıştır. Bununla beraber özellikle Türk dilinde biçim bilgisinin yenilendiği 13. yüzyıldan sonra kesin gelecek zaman için başka ekler gelişmiştir. Oğuz Türkçesinde -(y)IsAr ve -(y) ACAK ekleri, Kıpçak-Harezm ve sonra Çağatay Türkçesinde görülen -A(dUr) ~ -y(dUr) (< -A turur) ekleri bunun örneklerindendir. Nitekim Çağatay Türkçesindeki -A(dUr) ~ -y(dUr) eki, söz gelişi Özbek Türkçesinde -a(di) ~(y)di biçimlerinde kesin gelecek zaman eklerindendir (Türk Dil Kurumu, 2006, s. 201). Benzer şekilde çağdaş Türk dili alanlarında da belirsiz gelecek zaman ile kesin gelecek zaman için ayrı ekler vardır. Belirsiz gelecek zaman, -Ar ~ -(y)(X)r eki; kesin gelecek zaman ise başka ekler ile sağlanmaktadır (ayrıntılı bilgi için bk. Torun, 2013). İki zaman için sistem, sınırlı Türk dili alanları dışında böyledir.
Belirsiz gelecek zaman için kullanılan ek, Bocnurd ağzında -(y)Ar (< -Ar) biçiminde yalnızca geniş ünlülüdür. Ünlüyle biten fiillere de bu biçimde eklenir. Eklenme, /y/ yardımcı ünsüzüyle olur: sanıyerem (Doğan, 2017, s. 229) (< sanı- (< sana-) ‘saymak’ + -(y)er-em) ‘sayarım’ (krş. Eski Türkçe -yUr eki[5] ). Belirsiz gelecek zaman için Oğuz grubunda Azerbaycan ve Türkmen Türkçesinde de benzer şekilde yalnızca -Ar eki (geniş ünlülü biçimler) vardır (Türk Dil Kurumu, 2006, s. 388). Bocnurd ağzı, ekin /y/ yardımcı ünsüzüyle bağlanması bakımından ise Azerbaycan Türkçesi alanıyla birleşir (krş. Azerbaycan Türkçesinde başlayar (< başla- ‘başlamak’ + -(y)ar ‘başlar’). Bu özellikler, Horasan Türkçesi alanını, Azerbaycan ve Türkmen Türkçesiyle birlikte Çağatay ve Kıpçak alanlarına bağlar. Oysa Türkiye ve Gagavuz Türkçesinde ekin ilk sisteme uygun olan geniş ve dar ünlülü biçimleri (-Ar ~ -Xr ~ -r) yer alır.
Bocnurd ağzında -(y)Ar ekinin şahıslara göre çekimi şu şekildedir (bk. Fázsy, 1977, s. 107):
Örnekler:
yıġaram (Fázsy, 1977, s. 107) (< yıġ- ‘toplamak’+ -ar-am) ‘toplayacağım’.
ġoyereŋ (Doğan, 2017, s. 74) (< ġoy- ‘koymak’ + -er-eŋ) ‘koyarsın’.
baḫar (Fázsy, 1977, s. 107) (< baḫ- ‘bakmak’ + -ar) ‘bakar’.
gėderey (Doğan, 2016, s. 49) (< gėt- ‘gitmek’ + -er-ey) ‘gideceğiz’.
alaraŋiz (Fázsy, 1977, s. 108) (< al- ‘almak’ + -ar-aŋiz) ‘alırsınız’.
otirellen (Fázsy, 1977, s. 108) (< otir- ‘oturmak’ + -er-ler) ‘otururlar’.
/l/ ve /r/ ünsüzüyle biten fiillerin 1. ve 2. şahıs -(y)Ar ekli çekimlerinde ise ekin ünlüleri (/a/ ~ /e/) sıfırla nöbetleşir ve iki ünsüz yan yana kalır. Daha sonra ayrıca /l/ ünsüzü ile -(y)Ar ekinin ünsüzü /r/ arasında ilerleyici benzeşme olur:
billem (Doğan, 2017, s. 38) (< bil- ‘bilmek’ + -er-em) ‘bilirim’.
yōle vurrem (Doğan, 2017, s. 102) (< yōle vur- ‘yola koyulmak’ + -er-em) ‘yola koyulurum’.
sindirreŋ (Fázsy, 1977, s. 108) (< sindir- ‘kırmak’ + -er-eŋ) ‘kıracaksın’.
yıḫılleŋ (Doğan, 2016, s. 122) (< yıḫıl- ‘yıkılmak’ + -er-eŋ) ‘yıkılacaksın’.
ġālley (Doğan, 2016, s. 106) (< ġāl- ‘kalmak’ + -er-ey) ‘kalacağız’.
bişirrey (Fázsy, 1977, s. 108) (< bişir- ‘pişirmek’ + -er-ey) ‘pişiririz’.
ġallaŋiz (Doğan, 2016, s. 90) (< ġal- ‘kalmak’ + -ar-aŋiz) ‘kalacaksınız’.
torreŋiz (Fázsy, 1977, s. 108) (< tor- < tur- ‘kalkmak’ + -er-eŋiz) ‘kalkarsınız’.
-(y)Ar ekinin olumsuz çekiminde şahıslara göre şu ekler kaydedilmiştir (bk. Fázsy, 1977, s. 108; Mezerci, 2011, s. 99):
Üçüncü şahıslarda olumsuz -mAs ekinin /s/ ünsüzlü olması, Horasan Türkçesi alanını Çağatay Türkçesi alanına yaklaştırır. Örnekler:
bilmem (Doğan, 2016, s. 114) (< bil- ‘bilmek’ + -mem) ‘bilmem’.
almaŋ (Fázsy, 1977, s. 109) (< al- ‘almak’ + -ma-ŋ) ‘almazsın’.
bilmiŋ (Doğan, 2016, s. 92) (< bil- ‘bilmek’ + -mi-ŋ < -me-ŋ) ‘bilmezsin’.
ġeyitmes (Doğan, 2016, s. 64) (< ġeyit- ‘dönmek’ + -mes) ‘dönmez’.
gelmerek (Mezerci, 2011, s. 99) (< gel- ‘gelmek’ + -mer-ek) ‘gelmeyeceğiz’.
gelmereyz (Mezerci, 2011, s. 99) (< gel- ‘gelmek’ + -er-eyz < -er-eŋiz) ‘gelmeyeceksiniz’.
gelmeslen (Mezerci, 2011, s. 99) (< gel- ‘gelmek’ + -mes-ler) ‘gelmeyecekler’.
Aşağıda Bocnurd ağzı metinlerinden sunulan (1), (2), (3), (4), (5), (6) numaralı örneklerde -(y)Ar eki, belirsiz gelecek zaman işleviyle kullanılmıştır. Cümlelerde belirli olmayan veya kesinliği bulunmayan gelecek zamandaki olaylar bildirilmiştir. Bunlar, genel Türk dili alanıyla eş değer örneklerdir. (7) numaralı cümlede ekin olumsuz çekimi yer almaktadır. (1) numaralı cümlede kesinliği olmayan bir zaman dilimi, bir gin ‘bir gün, herhangi bir gün’ zaman zarfıyla ayrıca desteklenmiştir. (2) numaralı cümledeki o biler ‘o (bacım) bilir” ifadesinde -(y)Ar ekiyle tahmin edilen bir olayın bildirildiği bağlamda anlaşılmaktadır. (3) numaralı cümlede alışkanlık hâlinde sürekli yapılan bir olay vardır. (4) ve (6) numaralı cümlelerde belli şartlarda ortaya çıkacağı sezilen olaylar bulunmaktadır. (5) numaralı cümlede her zaman, daima yapılagelen olaylar bildirilmiştir: Aslanlar her zaman torellen ‘kalkarlar’, gelellen ‘gelirler’, ser-i sıdā ėdellen ‘kükrerler’, temām bir kenardan yellen ‘herkesi bir kenarda yerler’.
(1) her vaḫt mene ėtiyaciŋ[6] oldi, bǒ ġillerden birni yaḫ, men hazir oliyem[7] , bir gin derdiŋe deyerem[8] (Fázsy, 1977, s. 219).
‘Ne zaman bana ihtiyacın olursa bu kıllardan birini yak, ben hazır olurum, bir gün derdine değerim (yetişirim).’
(2) bo ketḫodā[9] dėdi ki men āġ şeriŋ[10] yolini bilmiyem, niçe aġac gėd o terefe, meniŋ bacim ondadi, … o sene rahnemaliġ ėdiye. gitdi o baciniŋ ėvine. baci diėdi ki men hem giėrmettirem[11], giėd[12] niçe aġac o tarafraġ[13] meniŋ bir bacim bardi, o biler, seni rehnamaliġ ėder[14]. gitdi o baciniŋ ėvine. baci diėdi ki men hem giėrmettirem (Fázsy, 1977, s. 233).
‘Muhtar, dedi (demiş) ki: Ben ak şehrin yolunu bilmiyorum. Birkaç ağaç (belirli bir mesafe) git o tarafa, benim bacım oradadır, … o sana yol gösterir. Gitti (gitmiş) o bacının evine. Bacı, (ona) dedi (demiş) ki: Ben de görmedim, git birkaç ağaç (belirli bir mesafe) o tarafa, benim bir bacım vardır, o bilir, sana yol gösterir. Gitti (gitmiş) o bacının evine. Bacı, (ona) dedi (demiş) ki: Ben de görmedim.’
(3) ġedīmleri yazdım eger bugin şiʽrim yapışdı / ellerini men ėperem[15] her kim turki danışdı (Doğan, 2017, s. 84).
‘Eskileri yazdım eğer bugün şiirim tutarsa / Ellerini ben öperim, her kim Türkçe konuşursa.’
(4) bīr daraḫtiŋ[16] astında bīr dāşdi[17]. Yaziddilan[18]: bu tarafdan gidėŋ[19] ġayėtereŋ[20], bu tarafdan gidėŋ ġayėtmiyeŋ[21], bu tarafdan gidėŋ yā ġayėtiyeŋ[22] yā ġayėtmiyeŋ (Fázsy, 1977, s. 130).
‘Bir ağacın altında bir taştır (taş vardır). (Orada şöyle) yazmışlar: Bu taraftan gidersen dönersin, bu taraftan gidersen dönmezsin, bu taraftan gidersen ya dönersin ya dönmezsin.’
(5) men gidim[23] seniçin çay o çėrey[24] getirim[25]. veli meßada sisini belend iėdeŋ[26] ki ikki sanė şir orda yatittilen[27], torellen[28], gelellen, ġalaniŋ içinde ser-i sıdā ėdellen[29], temām bir kenardan yellen[30] (Fázsy, 1977, s. 232).
‘Ben gideyim senin için çay ve ekmek getireyim. Ancak, sakın sesini yükseltmeyesin ki (orada) iki tane aslan yatmış, (onlar) kalkarlar, gelirler, kalenin içinde kükrerler, herkesi bir kenarda yerler.’
(6) āğam diyerdi gerey yazeŋ[31], ėrgeneŋ[32] / anem diyerdi ki bisavad ġālareŋ[33] (Doğan, 2016, s. 112).
‘Babam derdi ki yazasın, öğrenesin / Annem derdi ki (yoksa) cahil kalırsın.’
(7) toḳḳer belend paltōni gėyerdi / her gėce ḳūçelerde ney vırerdi[34] / toḳḳer āşığ idi, yeke gezerdi / suzi neyi hėş veḫ yadlerden olmes[35] / o cir āşıġ hėş veḫ dunyāye gelmes (Doğan, 2016, s. 72).
‘Tokker uzun paltoyu giyerdi / Her gece sokaklarda ney çalardı / Tokker âşıktı, tek gezerdi / Yanık neyi hiçbir zaman hatırdan çıkmaz / O tür âşık hiçbir zaman dünyaya gelmez.’
Türk dili alanında belirsiz gelecek zaman eki ile “her zaman, daima” olan veya yapılan olayların da aktarıldığı belirtilmişti. Bocnurd ağzında -(y)Ar ekli şu örneklerde bu tür olaylar bildirilmiştir (8, 9, 10 numaralı örnekler). (8) ve (9) numaralı cümlelerde her il ‘her yıl’, nėçe il ‘nice yıl’ gibi zaman zarfları, olayların sürekli, her zaman ortaya çıktığını belirginleştirmiştir:
(8) meniŋ her il çağam oler (Fázsy, 1977, s. 235).
‘Benim her yıl yavrum olur.’
(9) sebz ġāleŋ bir ġul kimin, hemīşe ġedd u bāliŋi men tutim gimīşe / danışmağiŋnen ġul
yāğer şīrīn dil, buginleri sen çoḫ gėreŋ[36] nėçe il (Doğan, 2016, s. 73).
‘Taze kalasın bir çiçek gibi, daima boyunu posunu ben tutayım gümüşe / Konuşmandan gül yağar tatlı dil, bugünleri sen çok göresin nice yıl.’
(10) gezim genem cengeliŋi, dāğleriŋi, bāğiŋi / isliyem[37] anem şebbūleri, miḫekiŋi, yāsiŋi / hėç biri o lāleleriŋ issi yu rengi olmes / belenliğim, seniŋ veten lāleriŋnen yazim (Doğan, 2016, s. 56).
‘Gezeyim gene ormanını, dağlarını, bağını / Koklayayım annem (vatanım) şebboyları, karanfillerini, yaseminlerini / Hiçbiri o lalelerin kokusu ve rengi (gibi) olmaz / Gururum, vatan senin lalelerinden yazayım.’
Bocnurd ağzında kesin gelecek zamanı işaretlemek için ayrı bir ek gelişmemiştir. Kesin gelecek zaman, tarihî Türk dili alanlarında yer yer örneklerine rastlanan -(y)Ar ekiyle karşılanmaktadır. Bocnurd ağzında belirsiz gelecek zaman için de yine -(y)Ar ekinin kullanıldığı (bk. Doerfer, 1978, s. 174) kaydedilmişti. Bocnurd ağzı, belirsiz gelecek zamanın işaretlenme biçimi açısından tarihî ve çağdaş Türk dili alanlarıyla ortaklaşmaktadır. Aynı zamanda ana dili konuşuru olan Mezerci (2011, s. 61), yazmış olduğu Horasan Türkçesi dil bilgisinde -(y)Ar’ı, Bocnurd ağzı yanında ayrıca Şirvan, Kuçan, Deregez ve Sebzevar ağızları için de kesin gelecek zaman eki olarak kaydetmiştir. Ağız bölgelerine dair iç- ‘içmek’ fiiliyle şu örnekleri vermiştir: içermen (< iç- ‘içmek’ + -er-men) ‘içeceğim’, içersen (< iç- ‘içmek’ + -er-sen) ‘içeceksin’, içer (< iç- ‘içmek’ + -er) ‘içecek’, içerbiz (< iç- ‘içmek’ + -er-biz) ‘içeceğiz’, içersiz (< iç- ‘içmek’ + -er-siz) ‘içeceksiniz’, içerlen ~ içellen (< iç- ‘içmek’ + -er-ler) ‘içecekler’ . Bu kayıtlardan hareketle -(y)Ar’ı, Horasan Türkçesi alanının (Bocnurd ağzı ile diğer ağızların) kesin gelecek zaman eki olarak saymak mümkündür. Farklılık, zaman ekinden sonra gelen şahıs eklerinde ortaya çıkar. Aşağıda Bocnurd ağzının metinlerinden verilen (11), (12), (13), (14), (15), (16), (17), (18), (19) numaralı örneklerde -(y)Ar, kesin gelecek zaman eki olarak kullanılmıştır. Cümlelerin bağlamlarında ekin kesin gelecek zaman işlevi izlenebilmektedir. Başka bir anlatımla -(y)Ar ekiyle elde edilen semantik çıktılar, kesin gelecek zaman kategorisine aittir. Söz konusu cümlelerde -(y)Ar ekli kesin gelecek zaman, olaya karar verme (1), (2) ve (9); emir (3), (4) ve (6); olayın gerçekleşeceğinden emin olma (5); olayı kurgulama (7); olayın gerçeklemesine yüksek derecede inanma (8) gibi semantik çıktılarla bildirilmiştir. (13) ve (19) numaralı cümlelerde ekin olumsuz çekimleri vardır:
(11) bad diye ki ḫėyli ḫǒb, çeşm, men sene boġdė[38] bėrrem[39], ėrt be touġa[40]. ėrtiye boġdiyi, beriye touġa, touġ muna yımırta beriye (Fázsy, 1977, s. 155).
‘Sonra diyor ki çok iyi, güzel, ben sana buğday vereceğim, (bunu) götür tavuğa. Götürüyor buğdayı, veriyor tavuğa, tavuk buna yumurta veriyor.’
(12) eger ne ki, tǒrmiyem[41], zēr vuriyem[42], seni ėldiriyem[43]. bǒ ġarri kişi yıġliye[44], diye ki, men giderem, ġızıma diyerem. eger seni istedi, işgali yoḫdi, meniŋ sezim yoḫdi (Fázsy, 1977, s. 176).
‘Eğer ne ki (yoksa) kalkmam, (seni) sokarım, seni öldürürüm. Bu yaşlı adam ağlıyor, diyor ki, ben gideceğim, kızıma diyeceğim. Eğer seni istedi (isterse), mesele yoktur, (ona) benim sözüm yoktur.’
(13) soltan vaḫti çiḫti ġasriniŋ yıḫarsine, baḫdi ki bu oğlan iraġdadi, geliye. bǒ soltan bir ġoca ḫatini yolladi, dedi ki gidereŋ, sen oniŋ elindeki şişene alleŋ[45], sindirreŋ, ġoymaŋ[46] ki şişeynen şeriŋ içine gelsin (Fázsy, 1977, s. 255).
‘Sultan, köşkünün yukarısına çıkınca baktı (bakmış) ki bu oğlan uzaktadır, geliyor. Bu sultan, bir yaşlı kadını yolladı (yollamış), (ona) dedi (demiş) ki gideceksin, sen onun elindeki şişeyi alacaksın, (o şişeyi) kıracaksın, (onun) şişeyle şehrin içine gelmesine izin vermeyeceksin.’
(14) gid baḫ, bir işi çekigdi, munī āç, bi işi açiġ, muni çek. gidereŋ, gėrreŋ[47], ḫalam otiritti[48], muna selam bėrereŋ o o vaḫ bǒ sene bir baḫar, sene ferman bėrer. Her neme ferman bėrdi, femani ėd (Fázsy, 1977, s. 195).
‘Git, bak, bir kapı çekiktir (kapalıdır), (öyleyse) bunu (onu) aç; bir kapı açıktır, (öyleyse) bunu (onu) çek. Gideceksin, göreceksin, teyzem oturmuş, buna (ona) selam vereceksin, o vakit, bu (o) sana bir bakacak, sana ferman verecek. (O) her ne ferman verirse (o) fermanı yerine getir.’
(15) bǒ ġiza dėdi ki birden bacilariŋ seni allatdillan[49], dėme ki bǒ adamdi. dė şu ilandi. ėrteki oldi, bācilari gelūdi[50], bedbeḫ, bu seni aḫir… bǒ seni çaḫar, zer tėker[51] (Fázsy, 1977, s. 192).
‘(Yılan), bu kıza dedi (demiş) ki belki (de) bacıların seni aldatmış, deme ki bu kişidir. De (ki) şu (o) yılandır. Sabah olunca bacıları gelmişti, (dediler): Zavallı, bu seni sonunda, bu (yılan) seni sokacak, (sana) zehir dökecek (seni zehirleyecek).’
(16) dėdi, meni yėrde ġoy, tā baḫim bǒ mescidiŋ içinde neme sesli geliye. vaḫti muni aşaġada ġoydi, bǒ oğlan gitdi. gitdi, baḫdi, bir mektebdi. nokere dėdi ki gidaraŋ[52], ateme diyaraŋ ki men mundayem[53] (Fázsy, 1977, s. 251-252).
‘Dedi (demiş), Beni (bir) yerde bırak, göreyim bu mescidin içinden ne sesi geliyor. Bunu aşağıya koyunca bu oğlan gitti (gitmiş). Gitti (gitmiş), baktı (bakmış) (ki) bir merkeptir. Hizmetçiye dedi (demiş) ki: Gideceksin, babama diyeceksin ki ben buradayım.’
(17) diye, baḫ, men bǒ iş danı ġazanı birden yėm[54]. bu nemedi ki men her biriŋizden bir loġma yėm, tǒḫ ǒlim. diye, pes, giderey, seniçin odın getirrey[55] de, seniçin hem böhöy ġazan polou bişirrey (Fázsy, 1977, s. 132).
‘Diyor, bak, ben bu üç tane kazanı bir yiyeyim. Bu nedir (ne demektir) ki ben her birinizden bir lokma yiyeyim, tok olayım (doyayım). Diyor: İyi (o zaman), gideceğiz, senin için odun getireceğiz, senin için büyük kazan pilav pişireceğiz.’
(18) bė̄le bizle dunyaye meşġul olley[56] / ki bīḫeber refiğlerimizden ġālley / bė̄le gėderey hāllerini sūrışey[57] / ki ole géddilen[58] u bizle ġālley (Doğan, 2016, s. 107).
‘Böyle bizler dünyada meşgul olacağız / Ki arkadaşlarımızdan habersiz kalacağız / Böyle gideceğiz durumlarını soralım / Ki onlar gittiler ve bizler kalacağız.’
(19) men ikki hefteden sorā meşhed’e gelmerem (Mezerci, 2011,s. 100).
‘Ben iki haftadan sonra Meşhed’e gelmeyeceğim.’
Diğer taraftan Bocnurd ağzında şimdiki zaman için, 13. yüzyıl öncesindeki Türk dili alanlarından bulunmayan -(I)yA biçiminde yeni bir ek gelişmiştir. Ekin şahıslara göre çekimi -(I)yAm, -(I)yAŋ, -(I)yA, -(I)yAy, -(I)yAŋIz, -(I)yAllAn biçimlerindedir (Doğan, 2016, s. 47-48). Örnek: ġord diėdi, ha, ġarrı ḫele, hayre gidiyen[59], ge men ācem, seni yė̄m[60] (Fázsy, 1977, s. 159). ‘Kurt demiş: He, yaşlı teyze nereye gidiyorsun, gel ben açım, seni yiyeyim.’ baḫdi ki bir niçe ėvde cift ėdiyellen[61] (Fázsy, 1977, s. 193) ‘Baktı ki birkaç evde çift sürüyorlar.’ Türkçede şimdiki zaman eklerinin şimdi / şu anda yapılan olaylarla birlikte sürekli yapılan ve genelleşmiş olayların aktarılmasında kullanıldığı bilinmektedir. Yani bu ekler hem odaksıl şimdiki zamanı hem de belirsiz gelecek zamanı (odaksıl olmayan şimdiki zamanı) bildirebilmektedir. Söz gelişi Türkiye Türkçesinde -(X)yor eki ile şimdi evinde çay içiyor ya da her sabah kahvaltıda çay içiyor cümlelerinde birincisinde şu anda olan, ikincisinde her zaman meydana gelen olay söz konusudur. Başka bir deyişle ikincisinde -Ar ~ -(X)r belirsiz gelecek zaman ekli işlev vardır. Bocnurd ağzında -(I)yA şimdiki zaman eki, sürekli yapılan ve genelgeçer olayları da bildirebilmektedir. Bir bakıma -(y)Ar ekine denk işlevle kullanılmaktadır (bk. 20, 21, 22 numaralı örnekler):
(20) men emumnen sorişdim ki soltan gecele hāyirde yatiye (Fázsy, 1977, s. 280).
‘Ben, amcamdan (amcama) sordum ki sultan geceleri nerede yatıyor.’
(21) asmanlarde ildirimle çaḫende / ele dāğ’ıŋ zūlerine ses dişende[62] / dāğ eteyinnen gėveley çıḫende / ildirimnen, asmanlarde yazıliye / ele dāğ’de doğılanle merd oliye (Doğan, 2018, s. 80).
‘Gökyüzünde yıldırımlar çakınca / Ala Dağ’ın vadilerine ses düşünce / Dağ eteğinde mantar çıkınca / Yıldırımla, gökyüzünde yazılıyor / Ala Dağ’da doğanlar, mert oluyor.’
(22) nevere noğunde ġulini istiyellen / yolden yitişsin març març ėpiyellen[63] / āğ saçıni hemīşe o yāşıriye[64] / mesh ki çekende on defe basıriye / uzūsını uzūynen tezeltiye / āğ ireyi zikrinen o āğartiye (Doğan, 2017, s. 76).
‘Torun torba Gül nineyi istiyorlar (seviyorlar) / Yoldan yetişsin, şap şap öpüyorlar / Ak saçını her zaman o saklıyor / Mesh edince on defa bastırıyor / Abdestini abdestle tazeliyor / Ak yüreğini zikirle ağartıyor.’
-(y)Ar Ekli Kesin Gelecek Zamanda Farsçanın Etkisi Var mıdır?
Farsçada gelecek zaman, bir fiilin geçmiş zaman gövdesinin başına ḫāsten ‘istemek’ yardımcı fiilinin geniş zamanının (ḫāh) eklenmesiyle sağlanır. Gelecek zamanın kuruluşunda ḫāh unsuru, şahıslara göre çekime girer. Geçmiş zaman gövdesindeki esas fiilde değişiklik olmaz. Çekimin olumsuzu için ḫāh unsurunun başına ne takısı getirilir (bk. Kanar, 1997, s. 12-13). Örnek olarak teklik birinci ve ikinci şahıslarda olumlu ve olumsuz çekim: ḫāhem reft ‘gideceğim’, ḫāhī reft ‘gideceksin’; neḫāhem reft ‘gitmeyeceğim’, neḫāhī reft ‘gitmeyeceksin’ gibi. İran’daki kimi Türkçe değişkelerde kesin gelecek zaman açısından dil ilişkileri kaynaklı gelişmeler olmuştur. Halaç Türkçesi, bunun örneklerindendir. Halaç Türkçesinin dil bilgisinde kesin gelecek zaman eki olarak -GUlUK ve -sA kerek biçimleri; belirsiz gelecek zaman eki olarak ise -A(r) ~ -X(r) ekleri kaydedilmiştir (bk. Doerfer, s. 158-161; Cemrasi, 2014, s. 54). Bununla beraber Bosnalı (2008, s.809-822), Halaç Türkçesinde kesin gelecek zaman ifadeleri için Farsçanın ve Oğuz ağızlarının etkisiyle gelişen kullanımlar ve ekler tespit etmiştir. Gelecek zaman kullanımını gerektiren cümleler temelinde yaptığı araştırmada Farsçanın etkisiyle -A(r) ~ -X(r) ekinin daha baskın (% 70 oranında) olduğunu ortaya koymuştur (bk. 23 numaralı örnek). Doğrudan kesin gelecek zaman eki olan -GUlUK’un ise gerilediğini (% 8 oranında) kaydetmiştir (bk. 24 numaralı örnek). Az örnekte de Oğuz ağızlarının etkisiyle -(y)AcAK eki kullanılmıştır (bk. 25 numaralı örnek):
(23) bisi künde[65] refik heviye[66] varımız[67] (Bosnalı, 2008, s. 818).
‘Bir günden (sonra) dost(umuzun) evine gideceğiz.’
(24) ekki yılda[68] son bi hev alġılıḳer[69] (Bosnalı, 2008, s. 818).
‘İki yıldan sonra (iki yıl içinde) bir ev alacak.’
(25) sabahi[70] biz dadaşımla şam[71] yiyecaġaġ[72] (Bosnalı, 2008, s. 817).
‘Yarın biz kardeşimle akşam yemeği yiyeceğiz.’
Oysa Horasan Türkçesi ağızlarında -(y)Ar’dan başka bir kesin gelecek zaman eki kaydedilmemiştir. Elde bulunan veriler, Horasan Türkçesi ağızlarında -(y)Ar’ın kesin gelecek zaman eki olarak Türkçenin kendi dinamiğinde geliştiğine işaret etmektedir. Öte yandan ekin doğrudan doğruya Farsçanın etkisiyle ortaya çıkmadığını göstermektedir. Horasan Türkçesi ile Farsçanın kesin gelecek zaman bakımından dil bilgisi denkliği ise -(y)Ar ekinin bu ağızlarda kullanımını ancak pekiştirmiş olmalıdır. Ayrıca başka bir ekin gelişmesini ya da benimsenmesini de engellemiş görünmektedir.
-Ar ~ -(y)(X)r ekli kesin gelecek zaman (aynı zamanda gelirsiz gelecek) Bocnurd ağzında olduğu gibi Türk dilinin bazı alanlarında da vardır. Bunların dil bilimi açısından tecrit edilmiş alanlar olması, dikkati çekmektedir. Söz konusu alanların biri, yine İran’da bir başka Oğuz üyesi olan Sungur Türkçesidir. Sungur Türkçesinde ek, -(y)er biçiminde belirsiz gelecek zaman ve kesin gelecek için kullanılmaktadır. Ekin ses bilgisi ve işlevsel özellikleri, Horasan Türkçesi alanıyla benzerdir:
(26) giyeraḫ[73] inşalla (Atıcı, 2015, s. 158).
‘Gideriz inşallah.’
(27) seher senu içi nağme yazerem (Atıcı, 2015, s. 166).
‘Akşam senin için şiir yazacağım.’
(28) saati heft şam yiyerem (Atıcı, 2015, s. 166).
‘Saat yedide akşam yemeği yiyeceğim.’
-Ar ~ -(y)(X)r’dan gelişen kesin gelecek zaman eki, ayrıca Karay Türkçesinin Trakay ve Haliç ağızları[74] ile Çuvaş Türkçesinde kullanılmaktadır. Trakay ve Haliç ağızlarında -Ar ~ -(X)r eki hem belirsiz hem de kesin gelecek zaman için vardır (Çulha, 2019, s. 118, 119).
(29) bununba süvülürsin, yaḫşı sen ḳılarsın (Gülsevin, 2020, s. 157).
‘Bununla sevilirsin, sen iyi yaparsın.’
(30) siz faydalı işke çınığırsız, aruv averde bolursız, öz savluğuyuznu kipletirsiz (Gülsevin, 2020, s. 157).
‘Siz faydalı işe alışacaksınız, temiz havada olacaksınız, sağlığınızı kuvvetlendireceksiniz.’ (I/434)
Çuvaş Türkçesinde -ĭ ~ -ı̇ ̆(< -Ur) (bk. Yılmaz, 2002, s. 84-85) eki, kesin gelecek zaman eki olarak devam ettirilmektedir:
(31) şı̇ ̆ rşıvĭm hı̇ ̆ yullĭn vĭranı̇ ̆ [75] (Türk Dil Kurumu, 2006, s. 377).
‘Vatanım güçlü uyanacak.’
(32) atĭla ş́ ıvharan pırsa larĭp[76] / vı̇ ̆ ş́ lense ş́ iteymen sĭvvĭmpa (Türk Dil Kurumu, 2006, s. 377).
‘İdil’e yakın varıp oturacağım / henüz bitmemiş şiirimle.’
Sonuç
Türk dili alanlarında -Ar ~ -(y)(X)r eki, genellikle belirsiz gelecek zaman (ve şimdiki zaman için kullanılagelir. -Ar ~ -(y)(X)r eki, belirsiz gelecek zaman işleviyle Türk dilinin bütün tarihî ve çağdaş alanlarında yer alır. Şimdiki zaman işleviyle ise Eski Türkçede ve bazı çağdaş lehçelerde/ağızlarda görülür. -Ar ~ -(y)(X)r eki, tarihî Türk dili alanlarında belirsiz gelecek zaman ve şimdiki zaman yanında ayrıca kesin gelecek zaman için de kullanılır. Türk dili alanlarında biçim bilgisinin yenilendiği 13. yüzyıldan sonra kesin gelecek zaman için başka ekler de ortaya çıkar. Horasan Türkçesinin Bocnurd ağzında Oğuz ya da Çağatay grubu lehçelerinde gelişen kesin gelecek zaman ekleri yer almaz. Bocnurd ağzında eski bir kesin gelecek zaman eki olarak -(y)Ar kullanılır. -(y)Ar eki, Bocnurd ağzında belirsiz gelecek zaman işlevini de karşılar.
Bocnurd ağzı (ve diğer Horasan Türkçesi ağızları), esas itibarıyla Oğuz Türkçesine aittir. Bu ağızların tarihî arka planında temel olarak Ana Oğuzca ve Eski Horasan Türkçesi bulunmaktadır. Diğer taraftan Horasan Türkçesi, Eski Oğuz Türkçesi ve buradan doğan Osmanlı ve Azerbaycan Türkçesi gibi Oğuz yazı dillerinden ziyade bir dereceye kadar Çağatay Türkçesi (Doğu Türkçesi) alanında gelişmiştir. Nitekim “olga-bolga” dilli eserlerle Horasan Türkçesi ağızlarının birçok bakımdan ortaklığı bu minvalde hatırlanmalıdır. Ancak Bocnurd ağzında Oğuz ya da Çağatay grubu lehçelerinde gelişen kesin gelecek zaman ekleri (-(y)(A)cAK; -A ~ -y, -adigan ~ -ydigan gibi) kullanılmamıştır. Bocnurd ağzında -(y)Ar kesin gelecek zaman eki korunmuştur. Bu, bir arkaizm örneğidir.
Horasan Türkçesi alanındaki sistemin benzeri, Sungur Türkçesi ile Karay ve Çuvaş Türkçelerinde de bulunmaktadır. Bu gelişmelerin ve verilerin sonucu olarak Türk dili alanları, kesin gelecek zaman kategorisinde eklerin yenilendiği ve yenilenmediği yerler olarak ikiye ayrılabilir. Bununla beraber, söz konusu özellikler lehçe sınıflandırmalarında belirleyici ölçütler arasında değerlendirilebilir.
Kaynakça
Akşehirli, S. (2010). Türkçede konuşma zamanı, olay zamanı ve referans zamanı ilişkileri. Turkish Studies, 5(4), 15–73.
Aslan Demir, S. (2008). Türkçede isteme kipliği: Semantik-pragmatik bir inceleme. Grafiker.
Aslan Demir, S. (2016). Görünüş kategorisi: Türkmence örneği. Grafiker.
Atıcı, A. (2015). Sungur Türkçesi: Ses ve şekil bilgisi. Eğitim.
Bosnalı, S. (2008). Halaç Türkçesinde gelecek zaman biçim değişke ve kullanım. Uluslararası Türk Dili Kurultayı bildirileri içinde (s. 809–822). Türk Dil Kurumu.
Bozkurt, F. (2005). Türklerin dili. Kapı.
Bybee, J., Perkins, R. ve Pagliuca, W. (1994). The evolution of grammar: Tense, aspect and modality in the languages of the world. University of Chicago.
Cemrasi, A. A. (2014). Xelec tili gıramıri. Tahran.
Chung, S. ve Timberlake, A. (1985). Tense, aspect and mood. T. Shopen (Ed.), Language typology and syntactic description: Grammatical categories and the lexicon içinde (s. 202–258). Cambridge University Press.
Comrie, B. (1985). Tense. Cambridge University Press.
Çulha, T. (2019). Karaycanın karşılaştırmalı grameri: Fonetik-morfoloji (Kırım ağzı esasında). Türk Dil Kurumu.
Demir, N. (1996). Güneybatı Anadolu ağızlarında kullanılan şimdiki zaman eki -ik gelir. Uluslararası Türk Dili Kongresi 1992 (26 Eylül 1992 -1 Ekim 1992) (s. 43–56). Türk Dil Kurumu.
Doerfer, G. (1978). Das Chorasantürkische. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı – Belleten, 25, 127–204.
Doerfer, G. (1988). Grammatik des Chaladsch. Otto Harrassowitz.
Doğan, T. (2016). Ġeşeng ginle: Horasan Türkçesi üzerine bir inceleme. Akçağ.
Doğan, T. (2017). Horasan Türkçesi metinleri: İreyimiŋ sézleri (Yüreğimin sözleri). Giriş-notlar-metin-aktarma-dizinler. Palet.
Doğan, T. (2018). Konya yerli ağzında odaksıl şimdiki zaman işaretleyicileri. Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, (45), 55–76.
Eckmann, J. (2003a). Çağatayca el kitabı (G. Karaağaç, Çev.). Akçağ.
Eckmann, J. (2003b). Harezm, Kıpçak ve Çağatay Türkçesi üzerine araştırmalar (O. F. Sertkaya, Haz.). Türk Dil Kurumu.
Ergin, M. (1997). Dede Korkut Kitabı I. Türk Dil Kurumu.
Fázsy, S. (1977). Das Bodschnurdi, ein türkischer Dialekt in Chorasan, Ostpersien. Zürich.
Gülsevin, S. (2020). Karay Türklerinin dili. Türk Dil Kurumu.
Güner, G. (2021). Karahanlı Türkçesinde fiil. Türk Dil Kurumu.
Hamilton, J. S. (2011). İyi ve Kötü Prens öyküsü (V. Köken, Çev.). Türk Dil Kurumu.
Heyet, C. (2008). Türk dilinin ve lehçelerinin tarihî seyri (M. Öztürk, Çev.). Türk Dil Kurumu.
Johanson, L. (1994). Türkeitürkische Aspektotempora. R. Thieroff ve J. Ballweg (Ed.), Tense systems in European languages içinde (s. 247–266). Niemeyer.
Johanson, L. (2000). Viewpoint operators in European languages. Ö. Dahl (Ed.), Tense and aspect in the languages of Europe içinde (s. 27-187). Mouton de Gruyter.
Kanar, M. (1997). Farsça dilbilgisi-konuşma-sözlük.
Enderun. Türk Dil Kurumu. (2006). Karşılaştırmalı Türk lehçeleri grameri: I. – fiil - basit çekim. Türk Dil Kurumu.
Korkmaz, Z. (1992). Gramer terimleri sözlüğü. Türk Dil Kurumu.
Mezerci, C. K. (2011). Âşinâ-yi bâ zebân-i Türkî-yi Ḫorâsânî. Firdevsî Üniversitesi.
Reichenbach, H. (2005). The tenses of verb. I. Mani, J. Pustejovsky ve R. Gaizauskas (Ed.), The Language of time: A Reader içinde (s. 71–78). Oxford University Press.
Tekin, T. (1988). Orhon yazıtları. Türk Dil Kurumu.
Tekin, T. (2003). Orhon Türkçesi grameri. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi 9.
Torun, Y. (2013). Türkçede gelecek zaman ve kiplik özellikleri. Karahan.
Uğurlu, M. (2003). Türkiye Türkçesinde bakış (aspektotempora). Türkbilig, 5, 124–133.
Usta, Ç. (2013). Türkiye Türkçesinde emir kipliği (Tez No. 419168) [Doktora tezi, Kırıkkale Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi.
Weinert, F. (2005). The scientist as philosopher: Philosophical consequences of great scientific discoverie. Springer.
Yılmaz, E. (2002). Çuvaşça çok zamanlı morfoloji. Grafiker.
